<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ülgen Zeki OK &#187; Milliyet</title>
	<atom:link href="http://www.ulgenok.net/kategori/milliyet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ulgenok.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 18 Jul 2010 09:01:01 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Öldürmekten vazgeçmek</title>
		<link>http://www.ulgenok.net/258/oldurmekten-vazgecmek/</link>
		<comments>http://www.ulgenok.net/258/oldurmekten-vazgecmek/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 10:13:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milliyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ulgenok.net/258/oldurmekten-vazgecmek/</guid>
		<description><![CDATA[Milliyet Ege 23.08.2009
HENÜZ 10 yaşında bile değildim balık tutmaya başladığımda&#8230; Ayvalık’ta, Sarımsaklı Plajları’ndan kesilen bir kargının ucuna bağlı birkaç metrelik misinayla daha çok isparoz avladım önceleri ve kedilerimi tıka basa doyurdum, balıklarla&#8230; Ergenlikte, zamanın Şehir Kulübü’nde avladığım kefalleri dostlarımla paylaştım; satarak para kazandığım bile oldu birkaç kez. Gençlikteyse kayıktan sıyırtı ile sinavrit, dörtlü oltayla mercan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milliyet Ege 23.08.2009<br />
</strong><span />HENÜZ 10 yaşında bile değildim balık tutmaya başladığımda&#8230; Ayvalık’ta, Sarımsaklı Plajları’ndan kesilen bir kargının ucuna bağlı birkaç metrelik misinayla daha çok isparoz avladım önceleri ve kedilerimi tıka basa doyurdum, balıklarla&#8230; Ergenlikte, zamanın Şehir Kulübü’nde avladığım kefalleri dostlarımla paylaştım; satarak para kazandığım bile oldu birkaç kez. Gençlikteyse kayıktan sıyırtı ile sinavrit, dörtlü oltayla mercan avladım daha çok; bir de dalarak balık vurmayı öğrendim.<br />
Fırsat buldukça dalarak avlanmayı sürdürdüm sonraları; ancak zamanla balıklara kıyamamaya, giderek daha seçici olmaya başladım. Öğrendiğim bir teknikle yalnızca büyükçe levrekleri vuruyordum son yıllarda&#8230; Onlara da kıyamamaya başlayınca, tüfeksiz dalmayı denedim bu kez. Bundan da sıkıldığımı fark ettiğimde sualtında kullanıma uygun kılıfıyla birlikte bir fotoğraf makinesi almaya karar verdim.<br />
Tüfeğimin ucunu görünce hızla uzaklaşmaya çalışan balıklarla artık dostuz; saklambaç oynuyoruz birlikte&#8230; Etrafımda dolaşarak elimdeki fotoğraf makinesinin ne olduğunu anlamaya çalışırken bol bol poz veriyorlar bana.<br />
Denizaltında önceden ayırt edemediğim birçok güzelliği keşfetmeye başladım; öldürmekten vazgeçince. İyi bir fotoğraf çekebilmek için dalıp çıkarken, zamanın nasıl akıp geçtiğini anlamıyorum. Öldüreceğim balığı ararken üzerinden hızla geçtiğim kayaların arasında veya altında saklı irili ufaklı rengarenk muhteşem canlıları izlemekle kalmıyor, fotoğraflarla ölümsüzleştirip, sevdiklerimle paylaşabiliyorum artık.<br />
Ve düşünüyorum.<br />
<strong>Daha güçlü olmak, daha çok para kazanmak uğruna gözlerini kırpmadan çeşitli canlıların, hatta insanların ölmelerine yol açanlar veya buna göz yumanlar; yakarak, yıkarak doğayı katledenler, öncelikle bu eylemlerinden tamamen vazgeçmeliler sanırım, dünyamızdaki gerçek güzelliklerin farkına varabilmeleri için&#8230;</strong> <br />
<em>(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, </em><a href="mailto:ulgenok@ulgenok.net"><em>ulgenok@ulgenok.net</em></a><em>)</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ulgenok.net/258/oldurmekten-vazgecmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Limon serviler ve insanlar</title>
		<link>http://www.ulgenok.net/257/limon-serviler-ve-insanlar/</link>
		<comments>http://www.ulgenok.net/257/limon-serviler-ve-insanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2009 09:02:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milliyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ulgenok.net/257/limon-serviler-ve-insanlar/</guid>
		<description><![CDATA[Milliyet Ege 16.08.2009
NEDEN bilmem, limon servi ağaçlarını çok severim, şık ve sade bir görüntü katarlar bahçelere&#8230; Suyu ve güneşi sevmeleri, rüzgara ve soğuğa dayanıklılıklarının yanında, her tür toprakta veya geniş saksılarda yetiştirilebilmeleri de olası.
Farklı şekillerde karşımıza çıkar limon serviler&#8230; Belli aralarla yan yana ektiğinizde güzel bir çit elde edebilirsiniz. Gizlilik sağlaması amacıyla pencere önüne diktiğinizde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milliyet Ege 16.08.2009<br />
</strong><span />NEDEN bilmem, limon servi ağaçlarını çok severim, şık ve sade bir görüntü katarlar bahçelere&#8230; Suyu ve güneşi sevmeleri, rüzgara ve soğuğa dayanıklılıklarının yanında, her tür toprakta veya geniş saksılarda yetiştirilebilmeleri de olası.<br />
Farklı şekillerde karşımıza çıkar limon serviler&#8230; Belli aralarla yan yana ektiğinizde güzel bir çit elde edebilirsiniz. Gizlilik sağlaması amacıyla pencere önüne diktiğinizde güzel renkleri, doğal gölgeleri, rüzgarı kesmeleri ve hoş kokuları da cabası&#8230;<br />
<strong>İnsanlar da limon servi ağaçlarına benzer; özellikle ilk gelişim dönemlerinde kolaylıkla budanabilirler.</strong> Yan yana dizilip, sürekli kırpılarak kaba bir şekil verilen limon serviler, tek model, birbirinden ayırt edilemeyen insan sürülerini andırırlar sanki. Normal koşullarda çok daha yükseklere ulaşabilen her iki canlı türü de yaşamları boyunca bodur kalmaya mahkumdurlar.<br />
*  *   *<br />
Tek tek ekildiklerinde daha çok severim limon servileri. Çit bitkisi olarak kullanıldığında ayırt edilemeyen farklılıklar ortaya çıkar böylece&#8230; Hiç müdahale edilmediğinde rüzgar ve güneşin etkisiyle şekillenenler, yeterince eğitim görmedikleri halde bulundukları ortam koşullarına göre kendilerini geliştirmiş insanlara benzer; uygun zamanlarda ufak tefek budamalarla şekil verilmişler ise eğitilmişlere&#8230;<br />
Gelişmelerinin erken dönemlerinde peyzajdan anlamayan kötü bahçıvanlar tarafından gelişigüzel budanıp, alt dalları tırpanlanan limon servilerse, ilk yaşlarda aldıkları yanlış eğitim nedeniyle alt yapıları tamamlanamamış insanları anımsatırlar.<br />
*  *   *<br />
Bir de yetkin ellerde estetik görünüm kazandırılmış limon serviler vardır. Çit bitkileri ve alt dalları budanmış olanların yanında hemen göze çarparlar. <strong>Doğal yetenekleri, iyi bir eğitimle şekillendirilmiş gerçek sanatçı ve bilim insanlarına benzetirim bu servileri&#8230; Bir de içinde yaşadıkları toplumu çağdaş uygarlık düzeyine çıkarabilmek için elinden geleni yapmaya çabalayan cesur önderlere&#8230;</strong><br />
Uzun uzun izleyesim gelir&#8230;<br />
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, ulgenok@ulgenok.net)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ulgenok.net/257/limon-serviler-ve-insanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sizin propagandanız hangisi?</title>
		<link>http://www.ulgenok.net/256/sizin-propagandaniz-hangisi/</link>
		<comments>http://www.ulgenok.net/256/sizin-propagandaniz-hangisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2009 09:36:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milliyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ulgenok.net/256/sizin-propagandaniz-hangisi/</guid>
		<description><![CDATA[Milliyet Ege 26.07.2009 
 
TARİHÇESİ 2 bin 500 yıl önceye, Çinli komutan Sun-tzu’nun yazdığı “Savaş Sanatı” kitabına dayanan psikolojik savaş kavramına; kitapta “düşman halkın kendi aralarındaki uyuşmazlık ve kavgalarını yayınız” olarak bir yorum getirilmiş.
Saldırı ve savunma silahı propaganda, eğitim ve provokasyon olan psikolojik savaşın cephanesi söz, yazı, resim, broşür ve e-posta şeklindeki bilgi; yöntemi ise beyin yıkama.
“Beyaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Times New Roman"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"><strong>Milliyet Ege 26.07.2009 </p>
<p></strong></span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> </p>
<p></span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">TARİHÇESİ 2 bin 500 yıl önceye, Çinli <a href="http://milarsiv.milliyet.com.tr/komutan/1/1121511/" target="_blank"><span style="color: windowtext; text-decoration: none; text-underline: none">komutan</span></a> Sun-tzu’nun yazdığı “<strong>Savaş Sanatı</strong>” kitabına dayanan psikolojik savaş kavramına; kitapta “<strong>düşman halkın kendi aralarındaki uyuşmazlık ve kavgalarını yayınız</strong>” olarak bir yorum getirilmiş.<br />
<a href="http://milarsiv.milliyet.com.tr/Saldırı/1/1121511/" target="_blank"><span style="color: windowtext; text-decoration: none; text-underline: none">Saldırı</span></a> ve savunma silahı <a href="http://milarsiv.milliyet.com.tr/propaganda/1/1121511/" target="_blank"><span style="color: windowtext; text-decoration: none; text-underline: none">propaganda</span></a>, <a href="http://milarsiv.milliyet.com.tr/eğitim/1/1121511/" target="_blank"><span style="color: windowtext; text-decoration: none; text-underline: none">eğitim</span></a> ve provokasyon olan psikolojik savaşın cephanesi söz, yazı, resim, broşür ve e-posta şeklindeki bilgi; yöntemi ise beyin yıkama.<br />
“<strong>Beyaz propaganda</strong>”da, kaynağı belli, doğru bilgiler açık olarak kullanılırken, psikolojik savaşın en önemli unsurlarından “<strong>gri propaganda</strong>”da, kaynağı belli olmayan bilgilerin ne doğruluğu, ne de yalan veya <a href="http://milarsiv.milliyet.com.tr/iftira/1/1121511/" target="_blank"><span style="color: windowtext; text-decoration: none; text-underline: none">iftira</span></a> olduğu kanıtlanamıyor; propaganda olduğu izlenimini de vermiyor. Kaynağı belli olan, ama başka kaynaktan çıkıyormuş gibi gösterilen “<strong>kara propaganda</strong>”da ise hile, entrika, sahte kanıt ve iftira serbest. Uzun vadeli uygulanan, “<strong>stratejik propaganda</strong>” olarak da adlandırılan “<strong>beyin yıkama</strong>”da çeşitli araçlarla belli konular abartılarak sürekli tekrar ediliyor ve beyinler istenen bilgiye inandırılıyor. “<strong>Fil yöntemi</strong>”nde ise hep aynı yoldan geçen filler çukura düşürülüyor; siyah elbiseyle gelip filleri döven <a href="http://milarsiv.milliyet.com.tr/avcılar/1/1121511/" target="_blank"><span style="color: windowtext; text-decoration: none; text-underline: none">avcılar</span></a>, birkaç gün sonra beyaz giysilerle gelip kurtarıyorlar, ta ki filler artık onları kurtarıcı olarak görene dek. “<strong>FİL” ve “İMF”</strong>yi oluşturan üçer harfin ikisinin aynı olması ise tamamen rastlantı.<br />
Psikolojik savaşın sonuçları mı?<br />
“<strong>Karşı cinse saçını göstermeme</strong>”yi en önemli “<strong>özgürlük</strong>” maddesi sayan bir toplumda, bir de bakmışsınız “<strong>bekarlığa veda partileri</strong>” yaygınlaşıvermiş. Yorum sizlerin; ancak şüphe getirmeyen gerçek, yeni savaşlarda kurşun yerine bilginin kullanıldığı ve savaşı kimin kazanacağını teknolojinin belirlediği&#8230;<br />
<em><span style="font-family: Arial">*Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Psikolojik Savaş &#8211; Gri Propaganda” (Timaş Yayınları)</span></em><em><br />
<em><span style="font-family: Arial">(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, </span></em></em><a href="mailto:ulgenok@ulgenok.net"><em><span style="color: windowtext; font-family: Arial; text-decoration: none; text-underline: none">ulgenok@ulgenok.net</span></em></a><em><span style="font-family: Arial">)</span></em> </p>
<p></span></p>
<p /></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ulgenok.net/256/sizin-propagandaniz-hangisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk’ün mirası ne durumda?</title>
		<link>http://www.ulgenok.net/255/ataturk%e2%80%99un-mirasi-ne-durumda/</link>
		<comments>http://www.ulgenok.net/255/ataturk%e2%80%99un-mirasi-ne-durumda/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2009 09:04:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ulgenok.net/255/ataturk%e2%80%99un-mirasi-ne-durumda/</guid>
		<description><![CDATA[Milliyet Ege 12.07.2009
Atatürk’ün mirasını bıraktığı Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu bugün ne durumdalar acaba?
ÜÇ yıl kadar önce, Atatürk‘ün 1937’de yazdığı “Geometri” kitabından öğrencilerimize hediye etmek amacıyla Türk Dil Kurumu ile bağlantı kurmuş ve anlaşma sağlamıştık. Ancak günü geldiğinde ellerinde kitap bulunmadığını, kısa sürede basamayacaklarını bildirdiler; bizim basmamıza da izin vermediler. Olayı “Gölge Türk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milliyet Ege 12.07.2009<br />
</strong><span />Atatürk’ün mirasını bıraktığı Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu bugün ne durumdalar acaba?<br />
ÜÇ yıl kadar önce, Atatürk‘ün 1937’de yazdığı “<strong>Geometri</strong>” kitabından öğrencilerimize hediye etmek amacıyla Türk Dil Kurumu ile bağlantı kurmuş ve <a href="http://milarsiv.milliyet.com.tr/anlaşma/1/1116625/" target="_blank"><font color="#032a7f">anlaşma</font></a> sağlamıştık. Ancak günü geldiğinde ellerinde kitap bulunmadığını, kısa sürede basamayacaklarını bildirdiler; bizim basmamıza da izin vermediler. Olayı “<strong>Gölge Türk Dil Kurumu</strong>” olarak çalışan “<strong>Dil Derneği</strong>”nin başarılı başkanı Sayın Sevgi Özel’le paylaştım. İşbirliğimizle, Dil Derneği’nin “<strong>Türkçe Sözlük</strong>” eseri “<strong>CD</strong>” şekline dönüştürüldü ve her yeni öğrencimize birer tane hediye edildi.<br />
Atatürk’ün okullarda “<strong>Yurttaşlık Bilgisi</strong>” derslerinde okutulmak üzere el yazısı ile yazdığı ve manevi kızı Prof. Dr. Afet İnan tarafından derlenen “<strong>Medeni Bilgiler</strong>” adlı bir kitap var. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nun (AKDTYK) 2000 yılında “<strong>Medeni Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün El Yazıları</strong>” adıyla bastığı kitabı incelediğimde çok şaşırdım. İnanması güç ama Atatürk‘ün mirasını bıraktığı kurum, Atatürk’ün yazdığı bazı bölümleri sansürlemişti. Emin olmak için Örgün Yayınevi’nin “<strong>Medeni Bilgiler (Uygarlık Bilgileri), Gazi Mustafa Kemal</strong>” kitabını inceledim ve başlangıç bölümünde sansürlenmiş kısımların tek tek belirtildiğini gördüm. Üstelik olay yeni de değildi. Can Dündar 12.11.1995 tarihli Milliyet’teki “<strong>Atatürk yaşasaydı-2</strong>” başlıklı yazısında, “<strong>Atatürk’ün ümmet fikrine karşı millet fikrini öne çıkardığı bu elyazıları ne yazık ki bugün pek ortaya çıkarılmıyor. Bırakın okullarda ‘</strong>Medeni bilgiler<strong>’ dersinde okutulmayı, özel günlerde ağza bile alınmıyor. Hatta kitaptaki bazı ifadelerin, sonraki baskılarda çıkarıldığı biliniyor</strong>” diyordu.<br />
*   *   *<br />
Sayın Dündar haklı; bu kitap okullarda okutulmalı. “<strong>Yurttaşlık Bilgisi</strong>” dersleri yeniden konmalı. İlgili kanunun 2. maddesine göre Milli <a href="http://milarsiv.milliyet.com.tr/Eğitim/1/1116625/" target="_blank"><font color="#032a7f">Eğitim</font></a> Bakanlığı’nın ilk görevi “<strong>Atatürk inkılap ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan </strong><strong>Atatürk Milliyetçiliğine bağlı vatandaşlar yetiştirmek</strong>” değil mi?<br />
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, okulgen@<a href="http://milarsiv.milliyet.com.tr/superonline/1/1116625/" target="_blank"><font color="#032a7f">superonline</font></a>.com)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ulgenok.net/255/ataturk%e2%80%99un-mirasi-ne-durumda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yönetişici ne demek?</title>
		<link>http://www.ulgenok.net/254/yonetisici-ne-demek/</link>
		<comments>http://www.ulgenok.net/254/yonetisici-ne-demek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 07:48:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ulgenok.net/254/yonetisici-ne-demek/</guid>
		<description><![CDATA[Milliyet Ege 05.07.2009 
“YÖNETİŞİCİ” diye bir sözcük yok demeyin hemen; yoksa da olmalı! Neden mi? Anlatayım.
Son zamanlarda moda bir terim var “yönetişim” diye. Yönetimden farkı kabaca şöyle: “Öpmek”ile “öpüşmek” arasında nasıl bir ilişki veya fark varsa, “yönetmek” ile “yönetişmek” arasında öyle bir ilişki veya fark var. Yani “yönetişim” iyi bir şey&#8230; İyi yöneticiler “yönetişim” sözcüğünü kullanmasalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="3"><span style="font-size: 10pt; color: black; font-family: Arial"><strong>Milliyet Ege 05.07.2009 </strong></span></font><font size="3"><span style="font-size: 10pt; color: black; font-family: Arial"><strong><span style="font-size: 10pt; color: black; font-family: Arial" /></p>
<p></strong></span><span style="font-size: 10pt; color: black; font-family: Arial">“<strong>YÖNETİŞİCİ</strong>” diye bir sözcük yok demeyin hemen; yoksa da olmalı! Neden mi? Anlatayım.<br />
Son zamanlarda moda bir terim var “<strong>yönetişim</strong>” diye. Yönetimden farkı kabaca şöyle: “<strong>Öpmek</strong>”ile “<strong>öpüşmek</strong>” arasında nasıl bir </span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"><a href="http://milarsiv.milliyet.com.tr/ilişki/1/1114144/" target="_blank"><span class="Kpr1"><span style="color: windowtext">ilişki</span></span></a><span style="color: black"> veya fark varsa, “<strong>yönetmek</strong>” ile “<strong>yönetişmek</strong>” arasında öyle bir ilişki veya fark var. Yani “<strong>yönetişim</strong>” iyi bir şey&#8230; İyi yöneticiler “<strong>yönetişim</strong>” sözcüğünü kullanmasalar bile yönetişimin kurallarını uygularlar. “<strong>Yönetişici</strong>” olarak adlandırdıklarıma gelince&#8230;<br />
Yönetişiciler bol bol yönetişimden ve onun faziletlerinden dem vurmalarına karşın, yönetişimin kurallarının tam tersini uygularlar. Yönetebilme erkine sahip olmayan bu kişileri “<strong>yönetici</strong>” olarak nitelendirmek olanaksız; idare etme yetenekleri de bulunmadığından “<strong>idareci</strong>” olarak da adlandırılamazlar. Bu nedenle en iyisi bunlara “<strong>yönetişici</strong>” demek&#8230;<br />
*   *   *<br />
Yönetişiciler göreve geldiklerinde ilk iş “<strong>vizyon</strong>” ve “<strong>misyon</strong>” konusunu ele alırlar. Günlerce düşünürler, “<strong>vizyon</strong>”ları ve “<strong>misyon</strong>”ları ne olsun diye&#8230;<br />
Devamlı “liyakat”ten söz ederler; ama kendileri ikinci sınıf olduklarından, en yakınlarına üçüncü sınıf insanları alırlar. “<strong>Katılımcılık</strong>” ve “<strong>ekip çalışması</strong>”ndan söz ederler ama tüm kararları bir kişi verir; kurullarsa doğru dürüst toplanamaz bile. “<strong>Hukukun üstünlüğü</strong>” derler, hukuku çıkarlarına alet ederler; “<strong>şeffaflık, ahlak, erdem</strong>” derler, kapalı kapılar ardında çevirmedikleri dolap yoktur.“<strong>İletişim</strong>” derler, dar ekiplerinin dışındakilere randevu bile vermezler; “<strong>birlik, beraberlik</strong>” derler, insanları bölerler.<br />
*   *   *<br />
Yönetişiciler Makyevelist’tir. Hedefe giden yolda her şey mubahtır onlara&#8230; Ortak özelliklerinden biri de “<strong>sahte Atatürkçü</strong>” olmalarıdır; eylemleri söylemleri ile taban tabana zıttır. Çok laf, az iş yaparlar. Ziya Paşa, “<strong>Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz</strong>” sözlerini sanki bu kişiler için söylemiştir. Kurumlarını geriye götürdükleri, tüm çalışanlara zarar verdikleri açıkça ortadayken, ayrılmak akıllarına bile gelmez; kendilerinden başka bir şey düşünmezler. Çünkü yaptıklarının hesabını er geç vereceklerini de hesaba katmazlar.<br />
Yıllar boyunca yönetişimin kurallarını aynen uygulayan iyi yöneticiler de gördüm; tam tersini uygulayan yönetişiciler de&#8230; Sıkı sıkı sarıldım iyi yöneticilere, bir şeyler öğrenebilmek için; “yönetişiciler” dense olabildiğince uzak durdum. Sizlere de öneririm&#8230;<br />
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, ulgenok@ulgenok.net)</span></span><span style="font-size: 10pt"> </span><span style="font-size: 10pt"></p>
<p /></span> </p>
<p></font> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ulgenok.net/254/yonetisici-ne-demek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
