<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ülgen Zeki Ok&#039;un kaleminden</title>
	<atom:link href="http://www.ulgenok.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ulgenok.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Apr 2012 11:57:55 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İktidarlar geçicidir</title>
		<link>http://www.ulgenok.net/752/iktidarlar-gecicidir/</link>
		<comments>http://www.ulgenok.net/752/iktidarlar-gecicidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Apr 2012 11:49:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber Ekspres]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ulgenok.net/?p=752</guid>
		<description><![CDATA[Haber Ekspres 29.04.2012
http://haberekspres.com.tr/iktidarlar-gecicidir-makale,1231.html
Muhalefette iken herkes çok demokrat… “Şunun bunun en demokratik hakları elden alınıyor, şiir okuduğum için hapis yattım, zulüm gördüm; kardeş ülkelerin işgalini protesto edelim…” diye konuşup eylem yapanlar, iktidar olduklarında demokrasinin gereklerini, muhalefetteyken söylediklerini ve istedikleri hakları unutuyorlar, nedense… Demirel ne güzel söylemişti “Dün dündür, bugün bugündür…” diye.
“İktidar olmak” eylemi ülkeden ülkeye büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Ekspres 29.04.2012</strong></p>
<p><a href="http://haberekspres.com.tr/iktidarlar-gecicidir-makale,1231.html">http://haberekspres.com.tr/iktidarlar-gecicidir-makale,1231.html</a></p>
<p>Muhalefette iken herkes çok demokrat… <strong>“Şunun bunun en demokratik hakları elden alınıyor, şiir okuduğum için hapis yattım, zulüm gördüm; kardeş ülkelerin işgalini protesto edelim…”</strong> diye konuşup eylem yapanlar, iktidar olduklarında demokrasinin gereklerini, muhalefetteyken söylediklerini ve istedikleri hakları unutuyorlar, nedense… Demirel ne güzel söylemişti <strong>“Dün dündür, bugün bugündür…”</strong> diye.</p>
<p><strong>“İktidar olmak”</strong> eylemi ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösterir. Sistemleri oturmuş, gelişmiş ülkelerde <strong>“iktidar olma”</strong>nın pek fazla bir çekiciliği yoktur; çünkü yapılan işlerin çoğu rutin işlerin takibinden oluşur… Oysa gelişememiş ülkelerde çok sayıda insan, özellikle de <strong>“kifayetsiz muhterisler” “iktidar olma”</strong>nın hayallerini kurar, hep. İktidar olduklarında her şeye <strong>“muktedir”</strong> olacaklarını ve buna haklarının bulunduğunu düşünürler, çünkü… Hukuk, adalet, demokrasi, evrensel ilkeler… Bunların hiçbir önemi yoktur; halk onları seçtiğine göre artık her şeyi değiştirmeye, hatta kanunları uygulamamaya hakları vardır… İktidara gelirken kullandıkları yargı ve basını kendilerini yavaşlatan gereksiz bir <strong>“fren”</strong> mekanizması olarak gördüklerinden bunların kontrolünü de ellerine geçirmeye çalışırlar. Bunu başarırlarsa (!), <strong>“fren”</strong>in ne işe yaradığını unutup, giderek hızlanırlar…</p>
<p>Gelişememiş ülkelerde iktidarlar <strong>“güç”</strong>lerini kendileri için kullanmaktan çekinmezler… Çünkü <strong>“Bal tutan parmağını yalar”</strong> gibi atasözleri, yani kalıplaşmış davranış biçimleri vardır bu ülke insanlarının… Hızla zenginleşiverirler, sadece kendileri değil, sülaleleri de… Kimse hesabını soramaz nasıl olsa; <strong>“güç”</strong> onlardadır. <strong>“Değirmenin suyu”</strong>nu soranlara da <strong>“komik”</strong> yanıtlar verirler, olur biter…</p>
<p>Bir ülkenin ne kadar <strong>“gelişmiş”</strong> olduğunu belirlemek çok kolay. Milletvekili maaşını kişi başı milli gelire böldüğünüzde bulduğunuz rakama; bir de ellerinde <strong>“kalem”</strong> dışında bir <strong>“silah”</strong> bulunmayan öğretmenlerin, öğretim üyelerinin maaşlarına bakın yeter… Gelişmiş toplumlarda milletvekilleri neredeyse toplumun ortalaması kadar maaş alırlarken, toplumun eğitiminden, yani ileriye gitmesinden sorumlu öğretmen ve öğretim üyelerinin maaşları yüksektir. Gelişememiş toplumlarda ise tam tersi geçerlidir; <strong>“iktidar”</strong> sahipleri iktidarlarını toplumun cehaletine borçlu oldukları için, beyinleri <strong>“geliştirme”</strong>nin değil, <strong>“uyuşturma”</strong>nın yollarını ararlar…</p>
<p>Gelişememiş ülkelerde ara sıra bileğinin hakkıyla yükselenler çıksa da, <strong>“başarıların cezasız kalmaması”</strong> ve <strong>“seçimin (seleksiyon) olumsuz (negatif) yönde gelişmesi”</strong> nedeniyle uzun zaman orada kalmaları güçtür. Sıklıkla iktidarı ele geçiren <strong>“kifayetsiz muhterisler”</strong> ise hızlı bir metamorfoz geçirerek bambaşka bir karaktere bürünüverirler; <strong>“Bir insanı tanımak istiyorsanız onu büyük bir mevkiye geçiriniz”</strong> diyen Tagore’u haklı çıkarırcasına…</p>
<p>Ve bir süre sonra, baktıkları dev aynasında kendilerini <strong>“vazgeçilmez”</strong> olarak görmeye başlarlar.</p>
<p>Ancak bir şeyi unutuverir <strong>“kifayetsiz muhterisler”</strong>…</p>
<p><strong>İKTİDARLAR GEÇİCİDİR!!!</strong></p>
<p>Haftanın Sözü: “<strong>Obur iktidarlar hazımsızlıktan ölür.”</strong> (Napolyon)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ulgenok.net/752/iktidarlar-gecicidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geldi 23 Nisan – Hüzün doluyor insan</title>
		<link>http://www.ulgenok.net/750/geldi-23-nisan-%e2%80%93-huzun-doluyor-insan/</link>
		<comments>http://www.ulgenok.net/750/geldi-23-nisan-%e2%80%93-huzun-doluyor-insan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Apr 2012 11:47:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Ekspres]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ulgenok.net/?p=750</guid>
		<description><![CDATA[Haber Ekspres 22.04.2012
http://haberekspres.com.tr/geldi-23-nisan&#8212;huzun-doluyor-insan-makale,1215.html
Çocukluğumuzda öğrendiğimiz bir şiir vardı…
“Bugün 23 Nisan / Neşe doluyor insan / Kamutay bugün doğdu / Saltanatı boğdu” diye…
Bilmem hala öğretiliyor mu okullarda?
Ama eskisi kadar coşkulu değil 23 Nisan’lar…
Eskisi kadar neşe dolu değil çocuklar…
Ne “Ulusal egemenlik”ten söz eden kimse var etrafta; ne de “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diye haykıran birileri…
Egemenliğin “Türk milletinde” olmadığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Ekspres 22.04.2012</strong></p>
<p><a href="http://haberekspres.com.tr/geldi-23-nisan---huzun-doluyor-insan-makale,1215.html">http://haberekspres.com.tr/geldi-23-nisan&#8212;huzun-doluyor-insan-makale,1215.html</a></p>
<p>Çocukluğumuzda öğrendiğimiz bir şiir vardı…</p>
<p><strong>“Bugün 23 Nisan / Neşe doluyor insan / Kamutay bugün doğdu / Saltanatı boğdu”</strong> diye…</p>
<p>Bilmem hala öğretiliyor mu okullarda?</p>
<p>Ama eskisi kadar coşkulu değil 23 Nisan’lar…</p>
<p>Eskisi kadar neşe dolu değil çocuklar…</p>
<p>Ne <strong>“Ulusal egemenlik”</strong>ten söz eden kimse var etrafta; ne de <strong>“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”</strong> diye haykıran birileri…</p>
<p>Egemenliğin <strong>“Türk milletinde”</strong> olmadığı kesin, en azından!</p>
<p><strong>“Kamutay”</strong>ın ne anlama geldiğini bilen insanların sayısı giderek azalırken, <strong>“Saltanat”</strong>ı küllerinden yeniden yaratmaya çalışanlar var…</p>
<p>Neler oluyor bize?</p>
<p>Bırakın farklı siyasi düşüncedeki insanları; farklı etnik kökenlere veya dini görüşlere sahip, hatta farklı takımları tutan insanların bir araya gelmeleri, konuşmaları veya görüşmeleri bile güçleşiyor, günden güne…</p>
<p>Uzun ve zor bir eğitimden geçerek <strong>“hekim”</strong>, <strong>“hakim”</strong>, <strong>“mühendis”,</strong> gibi unvanlara sahip olmak için yıllarca dirsek çürütmek <strong>“enayilik”</strong> artık! Sadece ve sadece kısa yoldan para kazanmak önemli; bu yolda her şey de mübah…</p>
<p>Her zaman toplumun tüm kesimleri tarafından baş tacı edilmiş hekimler artık yumruklanıyor, bıçaklanıyor, kurşunlanıyor… <strong>“Hekim dövenler”</strong> kervanına bir milletvekili bile katıldı sonunda!</p>
<p><strong>“184”</strong> kez bela okuyor hekimler; kendilerini halkla karşı karşıya getirenlere…</p>
<p>Türk Tabipleri Birliği de <strong>“Siyasetçilerden şikâyetçi olanlar için bir telefon hattı”</strong> kurmalı ve sonuçlarını yayımlamalı bence! Kısasa kısas…</p>
<p>Hakimlerin saygınlığı hep zirvelerdeyken, artık yerlerde sürünüyor…</p>
<p><strong>“Asker millet” </strong>geçinirdik… Üst düzey komutanların yarısı <strong>“terör örgütü kurmaktan”</strong>, <strong>“devleti yıkmaya teşebbüsten”</strong> hapislerde…</p>
<p>Her şeyimizi borçlu olduğumuz Atatürk’ün adını ağzına almaktan ürker duruma getirildi insanlar…</p>
<p>Daha önce de benzer süreçler olmuş. Bu dünya kimseye kalmıyor… Güneş balçıkla sıvanmıyor… Ümitsizliğe kapılmanın da gereği yok.</p>
<p>Çocuklar, gençler…<strong> “Yeteneksizsiniz” </strong>diye beyninizi yıkamaya çalışanlara aldırış etmeyin!<strong> “Çok çalışın ve gizli yeteneklerinizi keşfedin.”</strong><strong></strong></p>
<p>Behçet Necatigil’e atfedilmiş olsa da, Metin Üstündağ’a ait dizeleri düşünün:</p>
<p><strong>“</strong><strong>Ya ümitsizsiniz&#8230; Ya da ümit sizsiniz</strong><strong>.</strong></p>
<p><strong>Ya çaresizsiniz&#8230; Ya da çare sizsiniz” </strong></p>
<p><strong>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun…</strong></p>
<p>Haftanın Sözü: <strong>“Küçük hanımlar, küçük beyler… Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.”</strong> (Mustafa Kemal Atatürk)<strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ulgenok.net/750/geldi-23-nisan-%e2%80%93-huzun-doluyor-insan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vicdan</title>
		<link>http://www.ulgenok.net/748/vicdan/</link>
		<comments>http://www.ulgenok.net/748/vicdan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Apr 2012 15:20:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber Ekspres]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ulgenok.net/?p=748</guid>
		<description><![CDATA[Haber Ekspres 15.04.2012
http://haberekspres.com.tr/vicdan-makale,1202.html
Unutmaya yüz tutmuştuk, “vicdan” sözcüğünü…
Soner Yalçın anımsattı bizlere…
Yazdığı “Samizdat” adlı kitap için “Elinizdeki kitap vicdanı olanlara yazıldı” dedi.
Vicdandan, vicdana fark var tabii; belki de bu yüzden “rahat bir yastığa” benzetilmiş, “iyi bir vicdan”…
İlk kez duyduğum “Samizdat”ın anlamını şöyle açıklamış Yalçın: “Olağanüstü dönemlerde, baskıdan-sansürden kaçabilmek için kitaplar, tüm tehlikeler göze alınarak gizlice yazılıp, gizlice [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Ekspres 15.04.2012</strong></p>
<p><a href="http://haberekspres.com.tr/vicdan-makale,1202.html">http://haberekspres.com.tr/vicdan-makale,1202.html</a></p>
<p>Unutmaya yüz tutmuştuk, <strong>“vicdan”</strong> sözcüğünü…</p>
<p>Soner Yalçın anımsattı bizlere…</p>
<p>Yazdığı <strong>“Samizdat”</strong> adlı kitap için <strong>“Elinizdeki kitap vicdanı olanlara yazıldı”</strong> dedi.</p>
<p>Vicdandan, vicdana fark var tabii; belki de bu yüzden <strong>“rahat bir yastığa”</strong> benzetilmiş, <strong>“iyi bir vicdan”</strong>…</p>
<p>İlk kez duyduğum <strong>“Samizdat”</strong>ın anlamını şöyle açıklamış Yalçın: <strong>“Olağanüstü dönemlerde, baskıdan-sansürden kaçabilmek için kitaplar, tüm tehlikeler göze alınarak gizlice yazılıp, gizlice basılıp, gizlice dağıtılır. Ruslar bu tür kitaplara </strong>&#8216;Samizdat&#8217;<strong> adını koydu ve bu isim evrensel hale geldi.”</strong></p>
<p>Yalçın<strong> “Rönesans İtalyası’nda en düşük ağırlık biriminin adıydı, vicdan!”</strong> diye haykırdı…</p>
<p>Dil Derneği Sözlüğü’ne baktım; <strong>“Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç, duyunç”</strong> diye yazıyor, <strong>“vicdan”</strong> için.</p>
<p>Eski Yargıtay Birinci Başkanı Mehmet Uygun’un <strong>“vicdan”</strong> konusundaki şu sözleri gündem yaratmıştı, 1998’de: <strong>“Bilinmelidir ki, vicdanı ile cüzdanı arasına sıkışan hakimin kararının tam ve sağlıklı olacağını düşünmek, insan aklına ve doğasına ters düşer.”</strong> Neyse ki artık böyle bir <strong>“sıkışıklık”</strong> kalmadı!</p>
<p>Vicdanı yaralı toplumumuzun…</p>
<p>Türk anasının vicdanı önceden seve seve gönderirdi çocuğunu askere… Şimdi bakıyor; vicdanlarda <strong>“suçsuz”</strong> komutanlar tutuklu iken, çadırda kurulan mahkemeler teröristleri serbest bırakmış…</p>
<p>Hele şehit analarının, eşlerinin, çocuklarının vicdanları… <strong>“Şehidimiz ne uğruna öldü?”</strong> sorusuyla sızım sızım sızlıyor! Kısa süre önce <strong>“cankuş”</strong> olan Suriye liderinin nasıl bir anda <strong>“diktatör”</strong> olduğunu da anlamıyor vicdanlar… Ve emperyalistlerin kirli emelleri uğruna yeni şehitler vermek istemiyor analar…</p>
<p>Yıllarca tutuklu yargılananları, hapislerde çürüyenleri, hatta ölüm cezasına çarptırılanları aklayan vicdanlar, hakkında dava bile açılmayanları, kovuşturmaya gerek görülmeyenleri, beraat edenleri yargılayıp, <strong>“suçlu”</strong> bulabilir; en üst makamlara ulaşmış olsalar bile… Kanunlarda var olan <strong>“zaman aşımı”</strong>, yoktur vicdanlarda; yüzyıllar geçse de, sürdürür etkinliğini… Victor Hugo boşuna <strong>“en mükemmel adalet”</strong> olarak nitelememiş <strong>“vicdan”</strong>ı…</p>
<p>Bir de cennetin ve cehennemin bu dünyada olduğunu düşündüren <strong>“ilahi adalet”</strong> (ya da kozmik fatura) vardır ki, vicdanların kestiği cezayı <strong>“O”</strong> yerine getirir; işlenen suçlarla doğru orantılı olarak…</p>
<p>Hürriyet’te yazdığı uzun Pazar yazılarını özlediğimi fark ettim, Soner Yalçın’ın. Umarım yakında çıkar, daha da <strong>“özgür”</strong> yazar yazılarını…</p>
<p>Haftanın Sözü: <strong>“Vicdanımız yanılmaz bir yargıçtır, biz onu öldürmedikçe…”</strong> (Balzac)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ulgenok.net/748/vicdan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı seçimi bu yıl mı?</title>
		<link>http://www.ulgenok.net/744/cumhurbaskani-secimi-bu-yil-mi/</link>
		<comments>http://www.ulgenok.net/744/cumhurbaskani-secimi-bu-yil-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Apr 2012 15:44:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber Ekspres]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ulgenok.net/?p=744</guid>
		<description><![CDATA[Haber Ekspres 08.04.2012
http://haberekspres.com.tr/cumhurbaskani-secimi-bu-yil-mi-makale,1188.html
Yedi yıl kadar önce… Abdullah Gül Dışişleri Bakanı, Recep Tayyip Erdoğan ise Başbakan… Zamanın Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Özcan’ın odasında Rektör Danışmanı Prof. Dr. Hüsnü Çağlar ve Genel Sekreter Necmettin Yalçın ile birlikte sohbet ediyoruz… Söz nereden geldi anımsamıyorum, ama bir öngörüde bulundum; “Bir süre sonra  Abdullah Gül, makam olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Ekspres 08.04.2012</strong></p>
<p><a href="http://haberekspres.com.tr/cumhurbaskani-secimi-bu-yil-mi-makale,1188.html">http://haberekspres.com.tr/cumhurbaskani-secimi-bu-yil-mi-makale,1188.html</a></p>
<p>Yedi yıl kadar önce… Abdullah Gül Dışişleri Bakanı, Recep Tayyip Erdoğan ise Başbakan… Zamanın Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Özcan’ın odasında Rektör Danışmanı Prof. Dr. Hüsnü Çağlar ve Genel Sekreter Necmettin Yalçın ile birlikte sohbet ediyoruz… Söz nereden geldi anımsamıyorum, ama bir öngörüde bulundum; <strong>“Bir süre sonra  Abdullah Gül, makam olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın üzerine çıkar” </strong>diye… Sadece bir sezgiydi ve gündemde cumhurbaşkanlığı seçimi gibi bir şey de yoktu.</p>
<p>Neden mi yazdım bunları? Yine gündemde cumhurbaşkanlığı seçimi ön planda değil, ama benim sezgiler yine tırmanışta… Üstelik bu kez daha somut işaretler var, sezgilerime yön veren…</p>
<p>Şu an çoğunluk, CHP’nin başvurusu sonrası Anayasa Mahkemesi’nden <strong>“Cumhurbaşkanı Gül’ün süresi beş yıldır”</strong> şeklinde bir karar çıkması olasılığını çok düşük görüyor ve bu yıl seçim olmayacağı kanısında. Ancak, benim sezgiler bu olasılığın hiç de düşük olmadığını söylüyor.</p>
<p>Olaylardan dördü daha ön planda…</p>
<p>1-       Cumhurbaşkanı Gül’ün <strong>“<em>CHP</em>&#8216;nin bir itirazı varsa <em>Anayasa Mahkemesi&#8217;ne</em> gidebilir”</strong> sözleri</p>
<p>2-       Bu sözlerin ardından, Anayasa Mahkemesi’ne başvurmayacağını söyleyen CHP’nin iki ay bekledikten sonra kararını değiştirip, başvuru yapması</p>
<p>3-       Kararı verecek mahkemenin başkanı Haşim Kılıç’ın <strong>“Dün yargının siyaseti kuşatma gayretlerine karşı çıktığımız gibi bugün de siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz&#8221; </strong>şeklindeki sözleri</p>
<p>4-       Başbakan Yardımcısı Arınç’ın bu sözlere verdiği destek</p>
<p>Bunların arasında Haşim Kılıç’ın sözlerinin önemi daha fazla, kanımca.</p>
<p>Sadece bunlar da değil. Görüşlerine çok önem verdiğim Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu <strong>“</strong><strong>Yasa açıkça anayasaya aykırıdır”</strong> diyor ve iptal edilmesi gerektiğini bildiriyor. Kılıçdaroğlu’nun <strong>“CHP&#8217;nin desteklediği kişi Cumhurbaşkanı seçilecek”</strong> ve Gürsel Tekin’in <strong>“</strong><strong>Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu&#8217;nun bazı maddelerini iptal edecek”</strong> ve <strong>“Herkesten oy alabilecek merkezde bir isim”</strong>in cumhurbaşkanı olacağı şeklindeki sözleri de dikkate değer; benim aklıma <strong>“Hüsamettin Cindoruk”</strong> geliyor. Şu anki Anayasa Mahkemesi başkan, başkan vekilleri ve üyelerinin Özal, Demirel, Sezer ve Gül tarafından atandıklarını da unutmayalım.</p>
<p>Peki, Anayasa Mahkemesi <strong>“Süre beş yıl”</strong> derse ne olur? Cumhurbaşkanı Gül’ün yeniden aday olması kesin bence. MetroPoll Araştırma Şirketi Genel Müdürü Prof. Dr. Özer Sencer’in <strong>“Gül ve Erdoğan aday olurlarsa Cumhurbaşkanlığına Abdullah Gül seçilir. CHP’liler ve MHP’lilerin çoğu Gül’e oy verir”</strong> şeklindeki görüşü ilginç; ayrıca Gülen Cemaatinin de açıktan Gül’ü destekleyeceği beklenebilir. Kanser söylentilerinin yeniden gündeme gelmesiyle Erdoğan aday olmaktan bile vazgeçebilir.</p>
<p>Türkiye böyle bir ülke; yarın ne olacağı belirsiz… Her an, her şey olabiliyor… Belki biraz da bu nedenle seviyorum ülkemi…</p>
<p>Haftanın Sözü: <strong>İlk izlenimlerimizin bizi en fazla yanılttığı alan politikadır.</strong> (David Hume)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ulgenok.net/744/cumhurbaskani-secimi-bu-yil-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sokak köpekleri sorunu</title>
		<link>http://www.ulgenok.net/741/sokak-kopekleri-sorunu/</link>
		<comments>http://www.ulgenok.net/741/sokak-kopekleri-sorunu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 15:38:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber Ekspres]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ulgenok.net/?p=741</guid>
		<description><![CDATA[Haber Ekspres 01.04.2012
http://haberekspres.com.tr/sokak-kopekleri-sorunu-makale,1170.html
Sokak köpekleri spor yapan bir adamı parçalayarak öldürdüler… Gece yarısı dağ başında değil; bir sabah Başkent Ankara’nın Etimesgut’unda. Saldırıya uğrayan kişi güçsüz değildi, spor yapıyordu. Bunun anlamı şu: Benzer olay Türkiye’nin her yerinde, hepimizin veya bir yakınımızın başına gelebilir.
İnterneti araştırdığınızda birçok benzer olaya rastlayabilirsiniz. Köpekten korkup kaçarken araba altında kalıp ölen veya yaralananlar; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Ekspres 01.04.2012</strong></p>
<p><a href="http://haberekspres.com.tr/sokak-kopekleri-sorunu-makale,1170.html">http://haberekspres.com.tr/sokak-kopekleri-sorunu-makale,1170.html</a></p>
<p>Sokak köpekleri spor yapan bir adamı parçalayarak öldürdüler… Gece yarısı dağ başında değil; bir sabah Başkent Ankara’nın Etimesgut’unda. Saldırıya uğrayan kişi güçsüz değildi, spor yapıyordu. Bunun anlamı şu: Benzer olay Türkiye’nin her yerinde, hepimizin veya bir yakınımızın başına gelebilir.</p>
<p>İnterneti araştırdığınızda birçok benzer olaya rastlayabilirsiniz. Köpekten korkup kaçarken araba altında kalıp ölen veya yaralananlar; kalp krizi geçirerek ölenler… Ne yazık ki bu konuda bir istatistik bile yok; olaylar <strong>“münferit”</strong> olarak kabul ediliyor sanırım. İstatistiklere girebilmek için <strong>“kuduz”</strong> olmanız gerek; 2007’de art arda ölen Erzurum’dan üç buçuk yaşındaki Sudenaz ve İstanbul’dan 5 yaşındaki Serkan gibi…</p>
<p>Bunlar buzdağının görünen kısmı yalnızca… Asıl sorun, özellikle sokak köpeklerinin dışkılarıyla insana bulaşabilen, daha çok karaciğer ve akciğerde oluşan kistlerle ölümcül olabilen kistik ekinokokkoz (kist hidatik) enfeksiyonu… Manisa’daki her 675 öğrencinin birinde saptadığımız bu enfeksiyonun Türkiye’de yaşayan her 200-250 kişiden birinde bulunduğunu tahmin ediyoruz. Ve ne yazık ki kulaklarına işaret takılarak sokağa bırakılan köpekler bu enfeksiyonu yaymayı sürdürüyor.</p>
<p>Sorun da, çözüm yolu da basit değil, son derece karmaşık. Sokak köpeklerinin <strong>“suçlu”</strong> olmadıkları kesin; peki suç kimde? Köpek saldırısında ölen adamın eşi <strong>“gerekli tedbiri almadığı”</strong> için belediyeyi suçlamış; oysa suçun en azı belediyelerde belki de. <strong>“5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu”</strong> şöyle diyor: <strong>“Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.” </strong>Yani belediye kanun gereği, tedavi edip kısırlaştırdığı köpeği aldığı yere bırakmak zorunda.</p>
<p>Asıl suçlular kim öyleyse? Halkın bir kısmını memnun etmek adına, bilim insanlarına danışmaksızın hiçbir gelişmiş ülkede olmayan kanun maddelerini yazıp, onaylayanlar olabilir mi? Bilmem size bir şeyler anımsatıyor mu?</p>
<p>Hem hayvanları, hem insanları seven biri olarak 01.08.2011 tarihli Haber Ekspres’te çözümü yazmışım:<strong> “</strong><strong>Köpeğin ve insanın hakları çatışınca, sorunun ne yazık ki tek bir çözüm yolu var. Tüm sokak köpeklerinin hayvan barınaklarında toplanması ve ölene dek burada sağlıklı yaşamalarının sağlanması. Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi… Sahiplenilmeyen köpekleri yedinci gün öldüren ABD’yi </strong>“gelişmiş”<strong> ülkelerden saymıyorum.”</strong></p>
<p>Başka neler mi yapılabilir?</p>
<p>Enfeksiyonlara karşı dayanıklı, her tür gıdayla beslenebilen, masrafsız sokak köpeklerinin sahiplendirilmesi özendirilebilir; bu şekilde edinilen köpeklerin kısırlaştırma ve periyodik bakım masraflarının tamamı veya önemli bölümü belediyelerce karşılanabilir. Tüm sahipli hayvanların sırt derilerinin altına mikroçip yerleştirme işlemi zorunlu tutularak, sahipli hayvanların sokağa bırakılmaları güçleştirilebilir. Kurban Bayramı ve adaklar dahil, tüm hayvan kesimlerinin veteriner kontrolü altında olması sağlanarak, köpeklerin çiğ iç organları yiyip, enfekte olmaları önlenebilir. Belediyelerce torba dağıtılarak, köpek sahiplerinin hayvanlarının dışkılarını toplayıp, çöpe atmaları zorunlu hale getirilebilir.</p>
<p>İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu’nun da <strong>“Sokak köpekleri sorunu”</strong>na çözüm yolları aradığını gazetelerden okudum. Başkan Sayın Kemal Çolakoğlu’na, Sayın Şerife İnci Eren başta olmak üzere kurul üyelerine ve konuya ilgi duyanlara bir duyurum var.</p>
<p>17-18 Mayıs tarihlerinde Manisa’da Celal Bayar Üniversitesinde Sağlık Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve belediye yetkilileri, ilgili tıp doktorları ve veteriner hekimler ile hayvanseverlerin bir araya geleceği <strong>“Kistik Ekinonokokkoz Sempozyumu”</strong>nda tüm bu sorunlar masaya yatırılacak ve çözüm yolları aranacaktır.</p>
<p>Haftanın Sözü: “<strong>İnsanların en iyisi, insanları sevmek koşuluyla, hayvanları da sevmeyi bilendir.” </strong> (Auguste Comte)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ulgenok.net/741/sokak-kopekleri-sorunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

