Archive for Kasım, 2010

Mardin’in otelleri, yemekleri, insanları


Kasım 25th, 2010

Hürriyet Ege 25.10.2010

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16370437.asp?yazarid=201&gid=142

BU köşenin sürekli misafirlerinden Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok, bayramda Mardin’deymiş. Ben de birçok kez Mardin’e gittim ve seviyorum. İnsanını, yemeklerini, son dönemde giderek yükselen turizm hareketini… Mardin’i bir de sevgili Ülgen’in kaleminden okuyalım.
* * *
Bayramda dostlarla birlikte Mardin’deydik. Farklı kültür ve dinlerin bir arada dostça yaşadığı, her yerinden tarih fışkıran bu toprakların insanını çok sevdim.
İzmir’den Mardin’e aktarmasız uçuş yapan Pegasus’la gittik.
Eski ve yeni şehir olmak üzere iki bölümden oluşan Mardin’de görülmesi gereken yerlerin çoğu eski şehirde. Burada kaldığımız, başarıyla restore edilmiş eski taş konaklardan oluşan Erdoba Evleri’nden çok memnun kaldık. Yakında açılacak Erdoba Elegance ve Hilton Oteli ile şehrin yatak kapasitesi artıyor.
Şehirde ve yakınlarında mutlaka görülmesi gerekli yerler Şehidiye Camisi ve Medresesi, Sıtti Radviyye (Hatuniye) ve Kasımiye medreseleri, Deyrülzafaran ve Deyrülumur (Mor Gabriel) manastırları…
Sakıp Sabancı Müzesi ile Dilek Sabancı Sanat Galerisi’ndeki Abidin Dino Sergisi de çok güzeldi.
Gezide Hasankeyf’te El-Rızk Camisi, taş köprü, kale ve mağaralar; Dara’da Anastasiopolis antik kenti, depo ve silolar (halk arasında zindan); Nusaybin’de Mor Yakup Manastırı; Midyat’ta Konukevi gezildi. Beyazsu’da ayaklar suya sokuldu, telkari gümüş takılar satın alındı, Süryani şarabı ve hayalet (az şekerli badem) tadıldı.
Dobo, ayvalı kavurma, maklube, fettuş, ceviz tebbule, ırok, ıkbeybet, kibbe, sembusek, mumbar, Firik pilavı ve en önemlisi kaburga dolması gibi geleneksel Mardin yemeklerini yerken, yerel müzik ve danslarını izlemek ve içkinizi yudumlamak isterseniz, tek adres Cercis Murat Konağı.
Gördüğüm aksaklıkların başında Mardin Belediyesi’nin özellikle temizlik konusundaki yetersizliği geliyor. Kilise ve manastırlar dışında, bilgi verme ve gezme düzeni konusunda da önemli aksaklıklar var.
Özetle, Mardin yöresi 3-4 günlük bir tatil için iyi bir seçenek.
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, okulgen@superonline.com)

date
 

Umutsuzsanız okuyun lütfen


Kasım 10th, 2010

Hürriyet Ege 10.11.2010

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16258622.asp?yazarid=201&gid=142

SON günlerde biraz umutsuz görüyorum sizleri. Son savaşı da kaybetmiş, hezimete uğramış gibisiniz sanki… O zaman size bir soru.

Bir düşünün…
7 yaşındayken babanızı kaybettiğinizi…
8 yaşındayken okuldan alındığınızı…
10 yaşındayken yeni okulunuzdaki hocanızdan ağır bir dayak yedikten sonra yeniden okul değiştirdiğinizi…
17 yaşındayken hayalinizdeki okul için gerekli not ortalamasını tutturamadığınızı…
24 yaşındayken tutuklanıp, iki ay bir hücrede tek başına hapis yattığınızı…
25 yaşında sürgüne gönderildiğinizi…
30 yaşındayken doğduğunuz şehrin işgale uğradığını ve amirinizin sizi başka göreve atayarak fiilen işsiz bıraktığını…
37 yaşındayken böbrek hastalığından iki ay hastanede yattığınızı ve komutanızdaki ordunun dağıtıldığını…
38 yaşındayken görevinize son verilip, hakkınızda tutuklama kararı çıkartıldığınızda beş parasız olduğunuzu ve bir seçimde en yakın üç arkadaşınızın sizin seçilmemeniz için oy kullandığını…
39 yaşınızda idam cezasına çarptırıldığınızı…
Neler hissederdiniz?
Tahmin ettiğiniz gibi bu kişi ulu önderimiz Atatürk…
Fırtınalar, kasırgalar, tufanlar yıkamadı, O’nu… Aksine köklerini güçlendirdi. Daha güçlü tutundu yetiştiği topraklara…
En yakın dostları bile gerçekçi bulmadı planlarını, destek vermedi O’na…
Ama, o çok iyi tanıdığı halkına güvendi. Tek vücut oldu, bütünleşti onunla.
Ve sadece 15 yılda, dünyada eşi benzeri görülmemiş devrimleri gerçekleştirdi. Fransa’nın ünlü devriminden 155 yıl sonra kadınlara verebildiği hakları, o sadece 11 yıl içinde verdi kadınlara…
Bıraktığı eserlerle ölümsüz oldu.
Umutsuzluğa düştüğünüzde, açın okuyun Atatürk’ün yaptıklarını…
İyi gelecektir.
UNUTMAYACAĞIZ…

* Mümin Sekman’ın “Her şey seninle başlar” kitabından (Alfa Yayınları) özetlenmiştir.
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, okulgen@superonline.com)

date
 

Biz kimlerin devamıyız?


Kasım 6th, 2010

Hürriyet Ege 06.10.2010

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16230028.asp?yazarid=201&gid=142

Kimlerin devamıyız biz? Osmanlının devamı olduğumuz kesin. Borçlarını bile ödemişiz kuruşu kuruşuna…
Ama sadece Osmanlının mı? Yanıt, ne kadar geriye gitmek istediğinize bağlı… Orta Asya’daki atalarımızın, Sümerlerin, Elamların, Asurların, Akatların, Hititlerin, Hattilerin, Hurrilerin, Luvilerin de devamıyız; kısmen de olsa…
Truvalıların, Likyalıların, Karyalıların, Frigyalıların, Lidyalıların devamı olduğumuza da pek itiraz geleceğini sanmam.
Ama “Bizansın devamı olabilir miyiz?” sorusuna karşı mutlaka sesler yükselecektir. Geçmişte ihtilalcilere methiyeler düzen, adlarını nerelere koyacakları konusunda birbirleriyle yarışan, bugün ise demokrasi dersleri verip, tabelaları en önce kim değiştirecek diye savaş verenler, Bizans’tan miras kalmış olmasın bizlere?
Yoksa Romalıların mı devamıyız? Merak etmeyin; Roma uygarlığının temelinde yer alan Etrüsklerin mezarlarında yapılan bilimsel araştırmaların sonucunda bu insanların genetik açıdan Türklerle çok yakın olduklarını filan söylemeyeceğim.
Sadece yakın dostu Brütüs tarafından hançerlenen Sezar’ı anımsatacağım sizlere…
Şöyle bir bakın etrafınıza… Kaç modern Brütüs göreceksiniz?
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, okulgen@superonline.com)

date