Archive for Kasım, 2009

Bayramda enfeksiyona dikkat


Kasım 26th, 2009

http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/13038564.asp?gid=245

 

Mehmet Hakkı ÖZBAYIR/DHA

 25 Kasım 2009

CELAL Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ülgen Zeki Ok, Kurban atıklarından üreyen ‘kist hidatik’ adlı bir enfeksiyona karşı dikkatli olunmasını isteyen Prof.Dr. Ok, “İnsanlarda en sık karaciğerde, bazen akciğerlerde, daha az sıklıkla beyin, böbrek gibi çeşitli organlarda, 10 santimetrenin üzerinde çapa ulaşabilen içi sıvı dolu kistlerin oluşmasıyla seyreden bu enfeksiyon ölümle sonuçlanabiliyor” dedi.

Prof.Dr. Ülgen Zeki Ok, Manisa’nın merkez, ilçe ve köylerinde yaptıkları araştırmalarda ilköğretim çağındaki her 740 çocuğun birinde bu enfeksiyonu saptadıklarını; il genelinde üniversite öğrencilerinde ise bu oranı 475′de 1 olarak bulduklarını belirtti. Prof.Dr. Ok, enfeksiyonun yaşla birlikte ve koyun yetiştiriciliği sıklığı ile doğru orantılı arttığı ve toplumda nadir olmadığını söyledi.

Enfeksiyon ile Kurban Bayramı arasında ilişki bulunduğunu vurgulayşan Prof.Dr. Ok, “Kurbanlık koyunların karaciğer ve akciğerlerindeki içi sıvı dolu kistler enfeksiyonun en önemli kaynaklarından birini oluşturuyor. Kurban kesimi sırasında bu kistli yapıları gören acemi ve bilinçsiz kasaplar, insan sağlığına zararlı olabileceği düşüncesiyle ve ziyan olmasın diyerek kistli organları köpeklere verebiliyor veya yeterince derine gömmeden ortada bırakabiliyor. ‘Bomba’ kadar tehlikeli olan bu kistli organlar köpekler tarafından çiğ olarak yendiğinde içlerindeki parazit larvaları köpeğin bağırsağında erişkin şekle dönüşüyor. Bir tür tenya olan Echinococcus granulosus adlı bu parazitin gebe halkaları koparak köpek dışkısıyla dış ortama atılıyor ve içlerindeki dış ortama dayanıklı yumurtalar doğaya yayılıyor.
Marul gibi çiğ yenen gıdalarla, enfekte sularla, toprak veya köpekle temas sonrası kirli eller aracılığıyla ağız yoluyla daha çok çocuklukta alınan bu yumurtalardan insan vücudunda kistler oluşuyor. Genellikle yıllarca hiçbir belirti vermeyen bu kistler patlamaya hazır birer bomba gibi. Karna gelen bir yumruk veya trafik kazası gibi bir nedenle, karın içi basıncı hızla arttığında, kistin yırtılması ile alerji sonucu ölüm riski veya diğer organlara yayılmasıyla, tedavinin olanaksız hale gelmesi söz konusu” dedi.

BELEDİYELERE UYARI

Çok tehlikeli ve yaygın olan kist hidatikle mücadelede öncelikle belediyelere çok önemli görevler düştüğünü aktaran Prof.Dr. Ok, şunları söyledi:

“Kurban Bayramı dahil, tüm hayvan kesimlerinin veteriner kontrolünde hijyenik koşullarda yapılmasının sağlanmasının yanında, sokak köpeklerinin kontrolü de çok önemli. Aşılanıp kısırlaştırdıktan sonra kulakları işaretlenerek doğal ortamlarına bırakılan köpekler kist hidatik yönünden önemli birer tehlike. Toplumu kist hidatikten koruyabilmek için tüm sokak köpeklerinin her 6 haftada 1, tek tek toplanması ve uygun ilaç verildikten sonra birkaç gün boyunca dışkılarının imha edilmesi gerekiyor, ki bunu uygulamak neredeyse olanaksız. Uygar bir toplumda sokak köpeklerinin kontrolünün tek yolu hayvan barınaklarında toplayıp, kısırlaştırmak ve ölene dek burada beslemek. Çocukları ve tüm insanları en az hayvanlar kadar seven hayvan severlere düşen görevse, barınaklardaki hayvanların sahiplenilmelerini ve daha iyi koşullarda yaşamalarını sağlamaya çalışmak.”

date
 

Zeytinyağında gerçek hedef


Kasım 26th, 2009

10 Kasım 2009

Nedim BUBİK

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/12903184.asp?yazarid=203&gid=142
“İdeal bir kızartmalık yağdan beklenen en önemli özellik, tütme derecesinin, yani yağın moleküler yapısının bozulmaya, içindeki maddelerin yanmaya başladığı derecenin olabildiğince yüksek olması.

Zeytinyağının tütme derecesini araştırdığımda, diğer yağlardan daha yüksek olduğunu, türüne göre 190 ile 210 derece arasında değiştiğini gördüm. Zeytinyağının kızartmaya uygun olmadığı önyargısı, tamamen dayanaktan yoksun.
******
…kızartma en sağlıklı pişirme yöntemi olmayabilir. Ama bundan vazgeçemiyorsanız, o zaman mutlaka en sağlıklı kızartmalık yağ olan rafine zeytinyağını tercih edin derim.
….kızartmaya en uygun yağın rafine zeytinyağı olduğu gerçeğinin kampanyayla halka duyurulmasının, rafine zeytinyağının ‘kızartmalık zeytinyağı’ olarak tescil edilebilmesi için gerekli yasal işlemlerin başlatılmasının, bu ürünün üretim ve pazarlamasının artırılmasının tüm zeytinyağı üreticileri açısından yararlı olduğu kanısındayım.”
******
Bu görüş, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un. Neden mi aktardım? Hafta sonunda 5. Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’ndeydim. Ok’un bu görüşü de bize verilen dosyadan çıktı. Ayvalık, zeytin ve zeytinyağı konusunda uyumlu bir güçbirliğinde. Ve etkinlik, giderek daha fazla alkışlanacak hale geliyor. Ticaret Odası bu etkinlikte kaymakamlık ve belediyeden tam destek alıyor.
******
Ve şimdi Ayvalıklılar zeytin ve zeytinyağı tüketiminin artırılmasına çabalıyor. Türkiye’de kişibaşına zeytinyağı tüketimi birden 1,5 kiloya çıkmış. Ama Ticaret Odası Başkanı Rahmi Gençer, Murateli Köyü’ndeki hasat sonrasındaki konuşmasında, “Yetmez” dedi. İşte küçük bir özet:
******
“Her gün zeytin, zeytinyağına kanalize olmalı, iç tüketimi artırmak için çabalamalıyız. Önce kendimiz yemeliyiz. Çabamız bu olmalı. Yoksa zeytinyağı sektörünü geçimsiz bir grup olarak göstermek yararsız.”
******
Gençer, doğru bir noktaya dikkat çekti. Nitekim önceki bir söyleşide de, “Zeytinyağı üreticisinin, ihracatçısının sorunlarının sektör dışındakileri, yani tüketicileri hiç ilgilendirmediği” vurgulandı. Bence de önemli olan zeytin ve zeytinyağı tüketiminin artırılmasına odaklanmak. Ve, Gençer’in aktardığı bir dilekle nokta koyalım:
******
“Zeytin ağacı kadar uzun ömürlü, zeytin tanesi kadar bereketli, zeytinyağı kadar sağlıklı bir yaşam dilerim.”

date