Archive for Mart, 2009

Manisa’da başkanlık yarışını kim kazanır?


Mart 15th, 2009

Milliyet Ege 15.03.2009
MANİSA’DA belediye başkanlığı yarışı kıran kırana devam ediyor. Şu anki başkan AKP’li Bülent Kar’ın işi önceki seçimdeki kadar kolay değil gibi. Özellikle MHP adayı Cengiz Ergün ve CHP adayı Özgür Özel’in nefeslerini ensesinde hissediyor.
Belediye Başkanı Bülent Kar’ın oy kaybında AKP’nin genel politikaları, bozulan ekonomik göstergeler, piyasalardaki durgunluk, buna bağlı işsizlik veya işsizlik korkusu, yolsuzluk iddiaları ve belediyenin borç yükü etkili olmuş olabilir. Kar’ın en önemli artıları ise biten yollar ve altgeçitlerle rahatlamış şehir trafiği, doğalgaz ve otopark çalışmaları. Yaptığımız görüşmede Bülent Kar, bu dönem gerçekleştiremediği Spil Dağı’na teleferik ve otel projesini bu kez tamamlayacağını, turizmi geliştirici çalışmalara ağırlık vereceğini açıkladı. Seçimdeki tek rakiplerinin MHP olduğunu söyleyen Kar’a göre belediyenin borcu önemli düzeyde değil.
* * *
MHP adayı Cengiz Ergün’ün üniversitenin Uncubozköy yerleşkesi yakınlarında kurmayı planladığı spor kompleksi ve kültür sanat merkezi projeleri çok olumlu. Yaptığımız görüşmede, 50 binden fazla kişinin elini sıktığını, yarışın MHP ile AKP arasında geçtiğini, yaptıkları iki kamuoyu yoklamasının ilkinde AKP’nin 2 puan, ikincisindeyse 6-7 puan önünde olduklarını söyleyen Ergün, amacının şeffaf, hesap verebilir bir yönetim olduğunu; katılımın olduğu yerde atılımın olacağına inandığını açıkladı. Cengiz Ergün, MHP’nin oylarının yanında merkez sağdan da oy alırsa yarışı önde bitirebilir.
* * *
CHP adayı ve Manisa Eczacı Odası Başkanı Özgür Özel’den ve projelerinden 15 Şubat tarihli yazımda bahsetmiştim. Özel, genç yaşının verdiği enerji ile yoğun çalışmalarını sürdürüyor ve özellikle sol oyları toplayacak gibi görünüyor. Ayrıca merkez sağdan da bir miktar oy alabilir.
Manisa’nın önceki Belediye Başkanı Adil Aygül de ANAVATAN’dan aday ve Manisa’da kemikleşmiş bir oya sahip olduğu biliniyor. Çoğu kadın, kalabalık ekibiyle ziyaret ettiği Atatürkçü Düşünce Derneği’nde görüştüğüm Aygül, kendisinin belediyeyi çok iyi bir ekonomik tabloyla devrettiğini, ancak bilanço açıklanmadığından şu anki borç durumunun bilinmediğini söyledi.
Üniversite öğrencilerinin oylarının daha çok CHP ve MHP lehine olacağı kanısını taşıyorum. AKP’nin bilgisayar programı kullanarak AKP mitingini olduğundan kalabalık gösteren bir fotoğrafı basına sunması özellikle MHP’den çekindiklerinin bir göstergesi.
* * *
Sonuç olarak; AKP, MHP ve CHP arasında geçeceğine inandığım yarışta, sonucu önceki seçimlerde DYP, ANAP, Genç Parti gibi merkez sağ partilere vermiş olan seçmen belirleyecek gibi görünüyor.
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, ulgenok@ulgenok.net)

date
 

Büyüklere masallar


Mart 1st, 2009

Milliyet Ege 01.03.2009  BİR varmış, bir yokmuş… Memleketin birinde bir padişah varmış. Önceki padişahlara, yaptıklarına öykünürmüş ama çocukken aldığı yetersiz ve tek yönlü eğitim nedeniyle hayata onlar gibi geniş açıdan bakamazmış. Bir yabancı dil bile bilmiyormuş; diğer ülkelerin kralları ile bir araya geldiğinde bildiği yabancı birkaç sözcüğü yanlış telaffuz edermiş.
Padişahın ülkesinde “yolsuzluk” diye bir hastalık varmış; hastalığın ilk evresinde kendilerini çok iyi hisseden hastaların, analarından emdikleri süt burunlarından gelirmiş sonradan…
Aslında padişah, padişahlığını birazcık da bu hastalığa borçluymuş. Padişah olmadan önce “Bu hastalığın çaresi sadece ve sadece bendedir” diye haber salmışmış.
Padişah olduğunda, hekimler padişahın yanına varmışlar. “Dilerseniz hastalığa çare bulalım” demişler. Ama padişah hekim veya elçi gibi iyi eğitim görmüş kişileri sevmezmiş.
Hekimler iğne yapmayı bile beceremez” diye bağırmış hekimlere. Hekimlerin ahı tutmuş, padişah kendi kendine yapmaya çalıştığı iğneden kapmış “yolsuzluk” mikrobunu. Mikrobu kapmakla kalmamış, yakın çevresine de bulaştırmış; yardımcılarına, defterdarına derken yakınlarının çoğu kapmış mikrobu. Sadece yakınındaki birkaç kişi hastalığın bulaşmasından korkarak padişahtan uzaklaşmış ve kurtarabilmiş kendini. Başka ülkelere bile sıçramış hastalık; Germen İmparatorluğu’ndaki hekimler “yolsuzluk” mikrobunu kendi ülkelerinde izole etmişler ve bir rapor hazırlayarak göndermişler padişaha. Ama rapor nedense hayli geç ulaşabilmiş ülkeye…
* * *
Olanlar yetmezmiş gibi yiğidin biri “kılıcını” çekmiş ve haykırmış.
Padişah hem çıplak, hem yolsuzluk mikrobu taşıyor” diye. Hastalığın olumsuz belirtileri ortaya çıktıkça, halk durumu öğrenmesin, aydınlanmasın diye fenerler karartılmış, tehditlere ve sert önlemlere başvurulmuş. “Ulemaya danışalım” demiş padişah; ama ulema da çare bulamamış…
Sadece birisi istiareye yatmasını önermiş ve uykuya dalmış padişah. Rüyasında sarı saçlı, mavi gözlü bir dev dikilmiş karşısına. Son derece kızgınmış dev, çatılmış kaşlarının altındaki bakışları delip geçiyormuş adeta… “Bre gafil” demiş dev, “Kurduğum sistem ve benim hakkımda söylediklerin unutuldu mu sanırsın? Sadece bu hastalığın değil, güzelim ülkeme yaydığınız tüm hastalıkların tedavisini sağlayacak altı ilaç, oklarla kazınmıştır devletimizin temeline. Bu sözüm sırf sana değil, tüm halkıma…” Ve ter içinde uyanmış padişah.
Masalın sonu mu? Onu siz belirleyeceksiniz.
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, ulgenok@ulgenok.net) 

 

 

date