Archive for Aralık, 2006

Kazanmak ve kaybetmek Milliyet Ege 31.12.2006


Aralık 31st, 2006


Halk arasında bir söz vardır. “Hatice’ye bakma, neticeye bak” diye… Yani önemli olan kazanmaktır; nasıl kazanıldığının hiçbir önemi yoktur. Gerçekten böyle midir acaba, kazanmak için kullanılan yol ve yöntemlerin hiçbir önemi yok mudur?
Futboldan bir örnek verelim. Hakeme sezdirmeden, bilerek “elle gol atmak” ve bu golle de “maçı kazanmak” söz konusu olduğunda halkın büyük bir bölümü bunu tepkiyle karşılar; ancak golü elle atan kişi ve kazanan takım taraftarları bu tip olayların “normal” olduğunu, her zaman görüldüğünü öne sürebilir. Bazıları “topun mu ele” yoksa “elin mi topa” vurduğunu tartışmaya açabilir; hatta “elle gol atma” eylemini “işbitiricilik” olarak niteleyen ve bu kişilerin başka alanlarda da “işi bitirmesi” konusunda beklentiye girenler de çıkacaktır. Bazen de sahada alınan temiz ve net bir galibiyet masa başı oyunlarıyla yenilgiye dönüşebilir.
* * *
Özellikle politikada amaca ulaşmak uğruna, ahlaka aykırı da olsa, her türlü davranışı hoş gören anlayış “Makyavelcilik” olarak adlandırılır. Niccolo Machiavelli 15′inci Yüzyıl’da yazdığı “Prens” adlı yapıtında “erdemli bir yolda yürümenin yıkım getirebileceğini; kusurlu görünen bazı davranışlarınsa iyilik ve güvence sağlayabileceğini” savunur; “ahlak açısından yanlış olsa da, politika açısından doğru olanın uygulanması gerektiğini” söyler. Örneğin “ahlak açısından cinayet” olan “rakiplerin öldürülmesi” eylemi bir prens için gerektiğinde uygulanması gereken bir yöntemdir veya verilen söz kendine zarar verebilecekse, tutulmayabilir. İniş ve çıkışlarla dolu yaşamda kazanmak da vardır, kaybetmek de. Bir Meksika atasözüne göre “Ata binmeyi bilmek yetmez; kişi düşmeyi de öğrenmelidir.”
Ancak elle atılan bir golle veya masa başı oyunlarıyla mağlup olmak daha çok üzer insanı. Hile ile kazanılan zaferlerin foyası ise bir gün ortaya çıkar.
* * *
Halil Cibran’a göre “çekingen bir başarısızlık, yüzsüz bir başarıdan daha soyludur”; yani araç da amaç kadar önem taşır. Bazen kazanırken farkında olmadan kaybedebilir veya tam tersi kaybederken farkında olmadan kazanabilir insan. Kanımca gerçek anlamda kazanmak; tek bir hamlede rakibinin işini bitirecek bir yol varken, bunun etik olmadığını düşünerek kaybedebilmektir. Herkesin bayramını kutlar, yeni yılda sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim.

date
 

Kubilay olabilmek Milliyet Ege 24.12.2006


Aralık 24th, 2006


Manisa’dan yola çıkan dördü silahlı altı Nakşibendi yobaz 23 Aralık 1930 sabahı Menemen Müftü Mescidi’ne girerler. Kubilay gibi “Giritli” olan elebaşı “Derviş Mehmet” kendini “Mehdi” olarak tanıtır.

(daha fazla…)

date
 

Kimyasal ve sevgisel bağlar Milliyet Ege 17.12.2006


Aralık 17th, 2006


İnsanları birbirine bağlayan bağlar farklılıklar gösterir; tıpkı atomları ve molekülleri birbirine bağlayan kimyasal bağlar gibi. Örneğin birbirinden çok farklı iki insan bazen ortak bazı noktalarda bir araya gelir ve birbirlerinin eksiklerini tamamlayarak büyük bir sinerji oluşturabilir; zıt yüklü iyonların birbirini çekmesiyle oluşan iyonik bağlar gibi. 

(daha fazla…)

date
 

Atatürk’e dil uzatma özgürlüğü Milliyet Ege 10.12.2006


Aralık 10th, 2006


Bir özgürlüktür gidiyor. Dilediğin yerde türban takma özgürlüğü, denetimsiz Kuran kursu özgürlüğü, meslek lisesinden mezun olup farklı meslek alanlarında yükseköğrenim özgürlüğü, derken şimdi de Atatürk’e dil uzatma özgürlüğü…

(daha fazla…)

date
 

Uyuyamıyorum… Milliyet Ege 03.12.2006


Aralık 3rd, 2006


Şu an saat 04:15. Birkaç saat önce uyumuş olmama rağmen uyandım ve yeniden uyumama olanak yok. Hafta başında aldığımız haberden bu yana Celal Bayar Üniversitelilerin büyük bir bölümü aynı ruh halinde. Dört yıl önce başlayan ve birkaç kişi haricinde tüm üniversiteyi kaplayan huzur ve barış ortamı yerini kaosa bıraktı. 

(daha fazla…)

date