Archive for Eylül, 2006

Bir temel atma töreni ve Atatürk’ün Papa’ya yanıtı Milliyet Ege 24.09.2006


Eylül 24th, 2006


Kısa bir süre önce gerçekleşen Gördes Meslek Yüksekokulu’nun yeni binasının temel atma törenine halkın katılımı geniş, coşkusu büyüktü.
Manisa Valisi Refik Arslan Öztürk ve Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Özcan’ın da yer aldığı törenin ardından Gördes’te halkın ilk kez böylesine kenetlenip bir araya geldiğini ve bu kadar coşkulu olduğunu öğrendim.
Farklı siyasi parti ve görüşlere sahip, farklı ekonomik koşullardaki ve belki de farklı etnik kökenlerden gelen bu insanları bir araya getiren, coşku veren şey neydi?
Bu insanların ortak özellikleri Gördes’li olmaları ve Gördes için çok yararlı olacak bir projeye ellerinden geldiğince destek vermeleriydi.
Amaçları öğrenci sayısının artması yoluyla ilçenin ekonomik koşullarını düzeltmekti. Coşkuluydular, çünkü Rektör Özcan’dan, yaptıkları fedakarlıkların karşılıksız kalmayacağını öğrenmişlerdi.
* * *
Türkiye’nin, belki de dünyanın, duyduğu gereksinim bu olabilir mi? Çeşitli yönlerden farklılıklar gösteren insanların ortak bir paydada buluşmaları, “hangi yönlerden farklı” olduklarını değil, “hangi yönlerden aynı” olduklarını düşünüp, toplumun çıkarına olan ortak bir amaç uğruna bir araya gelmeleri. “Ne mutlu ki Gördesliyim”, “Ne mutlu ki Türküm” veya “Ne mutlu ki insanım” diyebilmeleri.
Bunları düşünürken Papa’nın sarf ettiği malum sözler beynimde bomba etkisi yaptı. Bu sözler birleştirici ve yapıcı olması gerekenlerin nasıl bölücü ve yıkıcı olabildiklerine güzel bir örnek. 21. yüzyılın Papa’sına Mevlana 13. yüzyıldan İslam dininin en güzel yorumuyla sesleniyor:
“Birleştirmek, bunun için geldik biz. Bölmek, biz böyle amaç gütmeyiz.”
İslam dininin akılla bağdaşmadığı yönündeki sözlere en güzel yanıtlarsa Atatürk’ten: “İnsanlara verimlilik ve olgunluk ruhu vermiş olan dinimiz, son dindir. En mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor. Eğer akla, mantığa ve gerçeğe uymamış olsaydı, bununla diğer ilahi doğa kanunları arasında çelişki olması gerekirdi. Çünkü, tüm evren kanunlarını yapan Tanrı’dır.”, “Hangi şey ki akla, mantığa, toplum çıkarlarına uygundur; biliniz ki o dinimize de uygundur.”
Özellikle üst makamlardakiler “din” gibi, “şehitlik” gibi halkın son derece duyarlı olduğu konularda konuşurken bir değil on kez düşünmeliler; ağızlarını tutamıyorlarsa üst makamlara heveslenmemeliler.
Papa’ya ve üst makam heveslilerine duyurulur.

date
 

Denizkestanesi mutlu da deniz rezenesi mutsuz mu? Milliyet Ege 17.09.2006


Eylül 17th, 2006


Bugün için Türkiye’de Türk diline yön veren Türk Dil Kurumu (TDK) ve Dil Derneği (DD) adlı iki ayrı kuruluşun görüş farklılıkları yazım kılavuzlarına ve sözlüklere yansımakta, dil ve yazım karışıklıklarına yol açabilmektedir. Bu iki kuruluş arasındaki farkları anlayabilmek için öncelikle tarihçelerine bakmak gerek.

(daha fazla…)

date
 

Türk Dil Kurumu ve Atatürk’ün sızlayan kemikleri Milliyet Ege 03.09.2006


Eylül 3rd, 2006

Önceki bir yazımda Atatürk’ün 1937 yılında yazdığı ve aynı yıl “Devlet Basımevi” tarafından basılan “Geometri” adlı kitaptan bahsetmiş ve kitapta yer alan, Atatürk tarafından türetilmiş “boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe” gibi sözcükleri anımsatmıştım. (Daha sonra arıtmak, er, erdem, esenlik, evrensel, genel, ısı, kıvanç, konuk, kutsal, önemli, özel, subay, tüm gibi sözcüklerin de Atatürk tarafından bulunduğunu öğrendim.)

Yazının ilgi görmesi ve birçok kişinin kitabı merak etmesinin ardından, Celal Bayar Üniversitesini bu yıl kazanan her öğrenciye bir “Geometri” kitabı verebilmenin yollarını aradık. Türk Dil Kurumu ile bağlantı kurarak bu amaçla kitabı çoğaltma isteğimizi bildirdik. Çoğaltmamıza izin veremeyeceklerini, ama kaç tane istiyorsak basabileceklerini söylediler. Sadece sözde kalmasın diye 9 Haziran günü yazılı olarak da başvurduk. Sonuçta hem sayı hem de fiyat üzerinde anlaştık. Ancak geçtiğimiz günlerde, Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumundan, ellerinde Atatürk’ün yazdığı 13,5×19,5 cm boyutlarındaki 48 sayfalık (24 yaprak) “Geometri” kitabının bulunmadığı ve kısa sürede basılamayacağı yanıtını aldık.

Ölümünden kısa bir süre önce yazdığı vasiyetname ile mal varlığını Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumuna bırakan Atatürk’ün 1 Kasım 1938 tarihindeki TBMM açılışı için yazdığı “Türk Dil Kurumu’nun en güzel ve verimli bir iş olarak, türlü bilim dallarına ilişkin Türkçe terimler yapmış olması, dilimizi yabancı dillerin etkisinden kurtarma yolunda atılmış köklü ve kuruma yaraşır bir adımdır. Bu öğretim yılında, okullarımızda öğretimin Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarla başlamış olmasını, kültür yaşamımız bakımından çok önemli bir olay olarak belirtmek isterim.sözleri, hasta olduğu için Başbakan Celal Bayar tarafından okunmuştur.

Dün gece rüyamda Atatürk’ü gördüm. Mutsuzdu. “Kemiklerim sızlıyor…” diye yakınıyordu. Dikkatli baktığımda elinde bir kitap gördüm. Üzerinde “Geometri” yazıyordu…

(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, okulgen@ulgenok.net)

date