Archive for Kasım, 2005

Şekil ve içerik Milliyet 27.11.2005


Kasım 27th, 2005


Yıllar önce Houston’daki havaalanından tıp merkezine giderken bindiğim taksinin şoförü Uzakdoğulu, yanlış hatırlamıyorsam Taylandlıydı. Dikiz aynasından aşağıya sarkan Hitler’in gamalı haçına benzeyen ancak uçları sağ yerine sola doğru kıvrık olan işaretin anlamını sorduğumda bana bunun budizmin simgesi olduğunu söylemiş; Hitler’in bu simgeyi, Freud’unsa psikanalizi Budistlerden çaldıklarını iddia etmişti.

(daha fazla…)

date
 

Atatürk’ün ulema hakkındaki görüşleri Milliyet 20.11.2005


Kasım 20th, 2005


“Ulema” ile ilgili olarak son günlerde yapılan farklı açıklamalar aklımı karıştırdı ve “en iyisi Atatürk’e danışmak” dedim. Bakın Atatürk Mart 1923′te Konya’da bu konuda neler söylemiş.
“Milletimizin gerçek din bilginleri, din bilginlerimiz arasında da milletimizin hakkıyla iftihar edebileceği bilginlerimiz vardır. Fakat bunlara karşın ilim kisvesi altında hakikatten, ilimden uzak, gereğince ilim tahsil edememiş, ilim yolunda layığı kadar ilerleyememiş hoca kıyafetli cahiller vardır. Bunların ikisini birbirine karıştırmamalıyız.
Efendiler, gerçek din bilginleri ile dine zararlı ulemanın birbirine karıştırılması Emeviler zamanında başlamıştır. Bilindiği üzere Sıffın vak’asında Hz.Ali’nin ordusuna karşı mızrak uçlarına Kur’an-ı Kerim sayfalarını takarak saldırdılar. İşte o zaman dine fesatlık, İslam arasına nefretlik girdi ve o zaman hak olan Kur’an, haksızlığa kabule vasıta yapıldı. Halifelik hile ile el değiştirdi. Ondan sonra bütün zorba hükümdarlar dini hep alet edindiler. İhtiras ve despotluklarını kabul ettirmek için hep ulema sınıfına başvurdular.
Gerçek ulema, dini bütün bilginler, hiçbir zaman bu zorba taç sahiplerine uymadılar. Onların emirlerini dinlemediler, tehditlerinden korkmadılar… Fakat gerçek durumda bilgin olmamakla beraber, sırf o kisvede bulundukları için bilgin sanılan, menfaatine düşkün, haris ve imansız bir takım hocalar da vardı. Hükümdarlar bunları ele aldılar ve işte bunlar, dine uygundur diye fetva verdiler. İcap ettikçe yanlış hadisler bile uydurmaktan çekinmediler.
* * *
Böyle yapan halifelerin ve din bilginlerinin arzularına ulaşamadıklarını tarih bize örneklerle açıklamakta ve ispat etmektedir. Artık bu milletin ne böyle hükümdarlar, ne böyle alimler görmeye tahammülü ve imkanı yoktur.
Artık kimse böyle hoca kıyafetli sahte alimlere önem verecek değildir. Eğer onlara karşı benim şahsımdan bir şey anlatmak isterseniz; derim ki, ben şahsen onların düşmanıyım. Onların menfi yönde atacakları bir adım, yalnız benim şahsi imanıma değil, o adım benim milletimin kalbine havale edilmiş kanlı bir hançerdir. Benim ve benimle hemfikir arkadaşlarımın yapacağı şey mutlaka o adamı tepelemektir. (http://www.emav.org/page.php?lang=tr&content=ataturk)”
Yorumsuz…
oranda ceza indirimi uygulanacağı.

date
 

Oğlum sigarayı bıraktı Milliyet 13.11.2005


Kasım 13th, 2005


Evet… Başlıkta söylediğim gibi oğlum sigarayı bıraktı. Hem de reşit olduğu, yani hukuki olarak büyüdüğü günde.
Gelişmiş ülkeler kendi gençlerini sigaradan korumak için yoğun programlar uyguluyor. 18 yaşın altındakilere sigara satanlara ağır yaptırımlar var.
Sigara yasağı uygulanan alanlar giderek artıyor. Yemek satılan alanların tümünde, hatta barların birçoğunda bile artık sigara içmek tamamen yasak. Stadyumlarda ve hastane önlerinde açık havada bile sigara içilemiyor. Kendi gençliğini sigaraya karşı koruyan bu ülkeler daha fazla para kazanmak uğruna Türkiye gibi ülkelerde ana hedef kitle olarak gençleri seçiyorlar.
Bir sigara firmasının 1984 yılında yaptığı saptama çok önemli.
“Eğer genç erişkinler sigaradan uzaklaşırsa, sigara endüstrisi inişe geçer ve doğum olayının hiç görülmediği bir toplum gibi gittikçe küçülerek kaybolur.” (http://www.ash.org.uk)
* * *
Oğlum da gençlerin çoğu gibi sigaraya çocukluk çağının son, ergenlik çağının ilk dönemlerinde başlamış; bu yolla çevresine artık büyüdüğü mesajını vermeye çalışmıştı.
Bir nargile salonunda kurduğu arkadaşlıklar ve burada içtiği aromalı nargile tütün alışkanlığının gelişmesinde önemli rol oynadı. Oğlum nargilenin özellikle de aromalı olanlarının sigara kadar zararlı olmadığına inanıyordu.
Oysa çeşitli gazetelerde de yer alan araştırma sonuçlarına göre nargile birçok yönden sigaradan daha da zararlı.
Çarpıntı, nefes almada güçlük gibi bazı belirtilerin ortaya çıkması sonucu oğlum Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi’ne gelmeyi kabul etti.
Kardiyolog Doç. Dr. Hakan Tıkız ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ayşın Şakar’ın yaptığı incelemeler ve ardından yapılan görüşmeler sonucu oğlum sigarayı 18′inci yaşını dolduracağı günde bırakmaya karar verdi ve bu kararını yerine getirdi.
* * *
Görüşmeler sırasında sigarayı daha rahat bırakabilmesi için kendisine önerilen deriye yapıştırılan nikotin bantlarından sadece beş tanesini kullandı. Şimdi kendisini çok daha iyi hissettiğini söylüyor. Bu sigarayı bırakma olayı bana bir amfi, üç hoparlöre mal oldu, tabii ki yeniden başlamaması şartıyla. Çocuklarını seven erişkinler keşke sigarayı bırakarak çocuklara örnek olsalar ve onları sigaradan uzak tutmak için ellerinden geleni yapsalar. Bu arada Ramazan ayında oruç tutanlar gün boyu sigarasızlığa alıştıklarından bu ayın ardından sigarayı daha rahat bırakabilirler. Daha dumansız ve sağlıklı bir gençlik dileğiyle.

date